Kavram
ayna benlik
looking-glass self
Cooley’in kavramı: kişi kendini, başkalarının zihninde kendisine biçtiğini sandığı yargı üzerinden kurar; hayal edilen yargı, benzetmedeki aynadan daha önemlidir.
Charles Horton Cooley 1902’de “ayna benlik”i, üç öğeli bir öz-fikir olarak tanımladı: (1) görünüşümüzün karşımızdakine nasıl göründüğünü hayal etmek, (2) onun bu görünüşe ilişkin yargısını hayal etmek, (3) gurur ya da mahcubiyet gibi bir öz-duygu.
Cooley’e göre ayna benzetmesi ikinci öğeyi, yani hayal edilen yargıyı sezdirmez; oysa vazgeçilmez olan odur: bizi harekete geçiren, yansımanın kendisi değil, o yansıma karşısında karşımızdakinin zihninde dolaştığını varsaydığımız duygudur. Bu yüzden ayna benlik yanılabilir: “nasıl göründüğümüzü sandığımız”la ilgilidir, “nasıl göründüğümüz”le değil.
Karşımızdakinin kimliği de önemlidir: dürüst bir insanın yanında kaçamak, cesur birinin yanında korkak görünmekten utanırız.
Örnek
Sunumdan sonra hocanın yüzünü buruşturduğunu görüp “rezil oldum” diye düşünmek, oysa hoca sırtındaki ağrıyı düşünüyor olabilir (bizim örneğimiz).