Kavram
ana akımlaşma
mainstreaming
Yoğun televizyon izlemenin, insanların yaş, eğitim, siyasi yönelim gibi etkenlerden kaynaklanan bakış farklarını aşındırıp ortak bir “televizyon ana akımı”na yaklaştırması.
Ana akımlaşma (mainstreaming), kültivasyon kuramının bir uzantısıdır: yoğun televizyon izlemek, insanların başka etkenlerden (yaş, eğitim, siyasi yönelim, gelir gibi) kaynaklanan bakış farklarını aşındırır. Gerbner ekibine göre televizyon, birbirinden farklı bir nüfusun ortak hikâye anlatıcısıdır; en yaygın imgeleri ve mesajları sunan bu ortak çevre “ana akım”dır ve çok izleyenler farklı sosyal kesimlerden gelseler de bu ana akıma doğru yaklaşır (Morgan 2008).
Örneğin siyasi görüş sorularında çok izleyenler kendilerine “liberal” ya da “muhafazakâr” yerine daha sık “ılımlı” der. Özer’in aktardığına göre, 1980 tarihli makalede gelire göre bakıldığında orta ve üst gelir gruplarının çok izleyenleri birbirine yaklaşmıştır; eğitim düzeyi düşük kesimde ise zaten yabancılaşma yaşandığından televizyonun ek etkisi görülmemiştir (“tavan etkisi”).
Kavram, kuramın ilk yıllardaki eleştirilerine verilen başlıca yanıtlardan biri olarak geliştirildi. Hirsch bunun “ortalamaya dönüş” adlı bir istatistik yapaylığı olabileceğini ileri sürdü; Van den Bulck ise Gerbner’in yönteminde bunun mümkün olmadığını savundu. Türkçe kaynaklarda kavram “ana akım”, “yaygın görüş hâline getirme” gibi adlarla geçer; bu sitede “ana akımlaşma” kullanılır. Ayrıntılı işleyiş Kültivasyon: Eleştiriler ve Sonraki Bulgular dersindedir.
Örnek
Siyasi görüşü “liberal” ya da “muhafazakâr” olan iki kişiden çok televizyon izleyenlerin, az izleyenlere göre kendilerini daha sık “ılımlı” olarak tanımlaması.